Mary's Axe & Tower of London & Tower Bridge

Hürriyet

25 Mayıs 2010 Salı

Park Güell & Barceloneta

Sabah belirlediğimiz saate kalkıp kahvaltıya indik. Akşam yediğim Tapas'ların tadı damağımda, paella'nın pişmemiş pirinçleri midemde hala. Neydi o paella öyle. Pirinçleri çıtır çıtır. Hoş hata bizde, adı Tapa Tapa olan bir restorantta paella yemek neyimize. Ye güzel güzel Tapas'larını otur değil mi? Yok illa yiyeceğiz paella. Olmadı tabi. Pişmemiş pirinci hazmetmek ne kadar zormuş.

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Barcelona'yı geziyoruz..

Çok mu oldu yola çıkalı. Daha "Casa Batllo"ya gelemedik. Daha oradan "Casa Mila"ya gidilecek daha sonra ünlü "La rambla" caddesine. Ama şimdiden bacaklarım ağrımaya başladı. Zaten adamlar cadde kesişimlerinde köşe yapmayacağız diye yaya yolu en az %30 artırmışlar.

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Barselona'ya Gidiyoruz....

Sabahın körü. Saat çalıyor. "Kalk" diyor. "Ben uyandım! Sen hala uyuyorsun". Sanki sesi sonuna kadar açılmış, inletiyor odayı. Hava daha yeni aydınlanıyor. Ama tatlı bir heyecan var içimde. Zaten hazırım uyanmaya. Kalkıp ve hazırlanmaya başlıyorum, uzun sürecek olan uçak yolculuğuna.

16 Mayıs 2010 Pazar

Şampiyonluk Hakedilir..

Otuzdört maçlık maraton ancak hakedene verir kupayı. Kayırmaz. Aldatmaz. Kimse zorla alamaz. Kimseye hediye edilemez. Hakeden alır, hakeden kaldırı kupayı.